TAPUDA SATIŞ GÖSTERİLİP ASLINDA BAĞIŞ YAPILMASI, MİRASÇILAR TAPUYU İPTAL ETTİREBİLİR Mİ
3.09.2026

TAPUDA SATIŞ GÖSTERİLİP ASLINDA BAĞIŞ YAPILMASI, MİRASÇILAR TAPUYU İPTAL ETTİREBİLİR Mİ

Bursa'da miras hukuku alanında uzmanlaşmış miras avukatı arıyorsanız Bursa Hukuk Bürosuyla iletişime geçebilirsiniz. Bursa Hukuk Bürosu miras hukuku alanında uzmanlaşmış kadrosuyla size yardımcı olacaktır. Bursa Hukuk bürosu kadrosunda beş avukat ve iki stajyer bulunmakta olup avukatlarımızdan iki tanesi miras hukuku alanında uzmanlaşmış miras avukatlarıdır.

Miras bırakanın sağlığında taşınmazlarını çocuklarından birine, başka bir mirasçısına veya üçüncü bir kişiye devretmesi uygulamada sıkça karşılaşılan bir durumdur. Özellikle taşınmazın tapuda satış olarak gösterilmesine rağmen gerçekte herhangi bir satış bedeli ödenmemesi, miras bırakanın ölümünden sonra mirasçılar arasında uyuşmazlıklara neden olabilmektedir.

Halk arasında sıklıkla “mirastan mal kaçırma” olarak ifade edilen bu durum, belirli şartların bulunması hâlinde muris muvazaası oluşturabilir.

Peki anne veya baba, evini tapuda çocuklarından birine satmış gibi göstererek gerçekte bağışlamışsa diğer mirasçılar bu işlemi iptal ettirebilir mi?

Muris Muvazaası Nedir?

Muris muvazaası, miras bırakanın mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla gerçek iradesini gizleyerek yaptığı muvazaalı işlemleri ifade eder.

En sık karşılaşılan örnekte miras bırakan, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını tapuda satış yapılmış gibi devreder.

Burada iki farklı işlem söz konusudur:

  • Tapuda görünen işlem satıştır.
  • Tarafların gerçekte yapmak istediği işlem ise bağıştır.

Miras bırakanın amacı mirasçılarından mal kaçırmak ise ve muris muvazaasının diğer koşulları da gerçekleşmişse, miras hakkı ihlal edilen mirasçılar tapu iptali ve tescil davası açabilir.

Yargıtay’ın 01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı muris muvazaasına ilişkin temel içtihat niteliğindedir. Bu karara göre, miras bırakanın mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını satış gibi göstermesi hâlinde, miras hakkı ihlal edilen mirasçılar işlemin muvazaalı olduğunu ileri sürebilir.

Tapuda Satış Gösterilmesi Tek Başına Muvazaa İçin Yeterli midir?

Hayır.

Bir taşınmazın anne veya baba tarafından çocuklarından birine satılmış olması, tek başına işlemin muvazaalı olduğunu göstermez.

Gerçekten satış yapılmış, satış bedeli ödenmiş ve miras bırakanın mal kaçırma amacı bulunmamış olabilir.

Bu nedenle muris muvazaası davalarında asıl araştırılan husus, miras bırakanın gerçek iradesidir.

Örneğin;

Miras bırakanın paraya ihtiyacı var mıydı?

Taşınmazı alan kişinin satış bedelini ödeyebilecek ekonomik gücü bulunuyor muydu?

Tapuda gösterilen satış bedeli ile taşınmazın gerçek değeri arasında ciddi bir fark var mıydı?

Satış bedelinin gerçekten ödendiğine ilişkin banka kaydı veya başka bir delil bulunuyor mu?

Miras bırakanın diğer mirasçılarıyla ilişkileri nasıldı?

Taşınmaz neden özellikle belirli bir mirasçıya devredildi?

Miras bırakanın başka malvarlığı bulunuyor muydu?

Bütün bu hususlar birlikte değerlendirilerek işlemin gerçek bir satış mı yoksa satış görünümü altında yapılan bir bağış mı olduğu belirlenir.

Satış Bedelinin Ödenmemesi Tapunun İptali İçin Yeterli midir?

Satış bedelinin gerçekte ödenmediğinin ortaya çıkması muris muvazaası iddiası bakımından son derece önemli bir olgudur. Ancak uyuşmazlığın yalnızca bu hususa indirgenmesi doğru değildir.

Yargıtay, muris muvazaası uyuşmazlıklarında miras bırakanın gerçek irade ve amacının ortaya çıkarılmasına önem vermektedir.

Dolayısıyla satış bedelinin ödenmemesi, alıcının taşınmazı satın alabilecek ekonomik gücünün bulunmaması veya satış bedeli ile gerçek değer arasında önemli fark bulunması gibi hususlar diğer delillerle birlikte değerlendirilir.

Miras Bırakan Bir Çocuğuna Evini Bağışlayamaz mı?

Elbette bağışlayabilir.

Bir kişinin sağlığında malvarlığı üzerinde tasarrufta bulunması kural olarak mümkündür. Bu nedenle bir anne veya babanın çocuklarından birine mal devretmiş olması tek başına hukuka aykırı değildir.

Muris muvazaasında sorun, miras bırakanın taşınmazını devretmesi değil; gerçek iradesini gizleyerek bağış işlemini satış gibi göstermesi ve bunun mirasçılardan mal kaçırma amacıyla yapılmasıdır.

Bu ayrım son derece önemlidir.

Her karşılıksız kazandırma muris muvazaası olmadığı gibi, her mirasçılar arası eşitsizlik de doğrudan tapu iptalini gerektirmez.

Somut olayın özelliklerine göre muris muvazaası yerine tenkis, denkleştirme veya başka hukuki kurumların değerlendirilmesi gerekebilir.

Muris Muvazaası Davasını Kimler Açabilir?

01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca yalnızca saklı pay sahibi mirasçılar değil, miras hakkı ihlal edilen diğer mirasçılar da muris muvazaasına dayanarak dava açabilir.

Bu yönüyle muris muvazaası davası, tenkis davasından önemli ölçüde ayrılır.

Mirasçı, koşulları mevcutsa kendi miras payı oranında tapu kaydının iptali ile adına tescil talebinde bulunabilir.

Muris Muvazaası Nasıl İspat Edilir?

Bu davaların en önemli kısmı ispattır.

Çünkü tarafların gerçek iradesi çoğu zaman yazılı bir belgede açıkça yer almaz. Miras bırakanın ölümünden sonra mahkeme, işlemin yapıldığı dönemdeki koşulları ve tarafların davranışlarını değerlendirerek gerçek amacı tespit etmeye çalışır.

Bu kapsamda özellikle;

  • banka kayıtları,
  • tapu kayıtları,
  • taşınmazın devir tarihindeki gerçek değeri,
  • tarafların ekonomik durumları,
  • tanık anlatımları,
  • miras bırakanın satış yapmasını gerektiren makul bir ihtiyacının bulunup bulunmadığı,
  • alıcının satın alma gücü,
  • miras bırakan ile mirasçılar arasındaki ilişkiler,
  • miras bırakanın diğer taşınmaz ve malvarlığı,
  • devirden sonra taşınmazı fiilen kimin kullandığı

önem taşıyabilir.

Dolayısıyla muris muvazaası davalarında yalnızca tapu senedine bakılarak sonuca ulaşılması çoğu zaman mümkün değildir.

Taşınmaz Daha Sonra Başka Bir Kişiye Satılmışsa Ne Olur?

Muvazaalı şekilde taşınmazı devralan kişi, taşınmazı daha sonra üçüncü bir kişiye devretmiş olabilir.

Bu durumda üçüncü kişinin iyiniyetli olup olmadığı önem kazanır.

Türk Medeni Kanunu’nun tapu siciline güveni koruyan hükümleri nedeniyle, taşınmazı sonradan edinen kişinin muvazaalı işlemi bilip bilmediği veya bilmesi gerekip gerekmediği somut olay bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu nedenle taşınmazın üçüncü kişiye devredilmiş olması davanın hukuki niteliğini ve ileri sürülebilecek talepleri önemli ölçüde değiştirebilir.

Miras Bırakan Taşınmazı Hiç Kendi Üzerine Almadan Çocuğunun Adına Almışsa Muris Muvazaası Olur mu?

Burada önemli bir ayrım bulunmaktadır.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 16.04.2026 tarihli, 2025/4696 E. ve 2026/3127 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere, 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı kapsamında muris muvazaasından söz edilebilmesi için kural olarak miras bırakana ait tapulu taşınmazın onun tarafından devredilmiş olması gerekir.

Örneğin miras bırakan, bedelini kendisi ödediği hâlde bir taşınmazı doğrudan üçüncü kişiden çocuğu adına satın almışsa, bu durum klasik anlamdaki muris muvazaası ile aynı şekilde değerlendirilmez.

Bu ayrım, açılacak davanın hukuki sebebinin ve taleplerin belirlenmesi bakımından önemlidir.

Muris Muvazaası Davasında Zamanaşımı Var mıdır?

Muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil taleplerinde, işlemin geçersizliğine dayanılması nedeniyle genel olarak zamanaşımı ve hak düşürücü süre uygulanmadığı kabul edilmektedir.

Ancak bu durum, miras hukukundaki diğer dava türleri bakımından geçerli değildir. Özellikle tenkis davasında kanunda öngörülen süreler bulunmaktadır.

Bu nedenle olayın muris muvazaası mı, tenkis mi veya başka bir hukuki sebep kapsamında mı değerlendirilmesi gerektiğinin doğru belirlenmesi önem taşır.

Muris Muvazaası ile Tenkis Davası Arasındaki Fark Nedir?

Bu iki dava uygulamada sıklıkla birbirine karıştırılmaktadır.

Muris muvazaasında iddia, görünürde yapılan işlemin gerçek iradeyi yansıtmadığı ve muvazaa nedeniyle geçersiz olduğudur.

Tenkis davasında ise miras bırakanın yaptığı kazandırmanın geçerli olduğu kabul edilir; ancak bu kazandırmanın mirasçının saklı payını ihlal ettiği ileri sürülür.

Bu nedenle hangi davanın açılması gerektiği somut olayın özelliklerine göre belirlenmelidir.

Muris Muvazaası Tespit Edilirse Ne Olur?

Mahkeme işlemin mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla yapılmış muvazaalı bir işlem olduğuna kanaat getirirse, şartların oluşması hâlinde dava konusu tapu kaydının iptaline ve davacı mirasçıların miras payları oranında adlarına tesciline karar verilebilir.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 06.05.2026 tarihli, 2025/5661 E. ve 2026/3736 K. sayılı kararında da miras bırakanın ölümünden kısa süre önce torununa satış şeklinde yaptığı devir muris muvazaası iddiası kapsamında değerlendirilmiş; satışın gerçek olmadığı ve mirasçılardan mal kaçırma amacı taşıdığı yönündeki kabul hukuken incelenmiştir.

Bu kararlar da göstermektedir ki davanın sonucu yalnızca tapuda işlemin “satış” olarak gösterilmiş olmasına değil, miras bırakanın gerçek iradesinin ve işlemin bütün koşullarının ortaya konulmasına bağlıdır.

Sonuç

Tapuda satış olarak gösterilen her taşınmaz devri gerçek bir satış olmayabilir. Özellikle miras bırakanın satış bedeli almadan taşınmazını mirasçılarından birine devretmesi ve işlemin mirasçılardan mal kaçırma amacı taşıması hâlinde muris muvazaası gündeme gelebilir.

Bununla birlikte, miras bırakanın bir mirasçısına diğerlerinden daha fazla mal bırakmış olması veya taşınmazını düşük bedelle devretmiş olması tek başına tapunun iptali için yeterli değildir.

Miras bırakanın gerçek iradesi, satış bedelinin ödenip ödenmediği, tarafların ekonomik durumları, taşınmazın gerçek değeri, aile ilişkileri ve devir işleminin gerçekleştiği dönemdeki tüm koşullar birlikte değerlendirilmelidir.

Bu nedenle muris muvazaası iddiasına dayalı uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce tapu kayıtlarının, mirasçılık durumunun, devir silsilesinin ve mevcut delillerin birlikte değerlendirilmesi önem taşımaktadır.

Bu süreçle ilgili daha spesifik bir durumunuz veya sorularınız varsa Bursa Hukuk Bürosu miras avukatları olarak yardımcı olmaktan memnuniyet duyarız.

Bu Konuda Bize sorun !