TEHİRİ İCRA KARAR SÜRECİ
18.07.2026

TEHİRİ İCRA KARAR SÜRECİ

Bursa'da icra hukuku alanında uzmanlaşmış icra avukatı arıyorsanız Bursa Hukuk Bürosuyla iletişime geçebilirsiniz. Bursa Hukuk Bürosu icra hukuku alanında uzmanlaşmış kadrosuyla size yardımcı olacaktır. Bursa Hukuk bürosu kadrosunda beş avukat ve iki stajyer bulunmakta olup avukatlarımızdan iki tanesi icra hukuku alanında uzmanlaşmış ceza avukatlarıdır.

Genel Olarak

Kural olarak ilamlı icrada borçlunun takibe itiraz imkanı bulunmasa da 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nda yer alan düzenlemeler neticesinde belirli koşulların bulunması borçlu, icranın geri bırakılması talebinde bulunarak takibin ilerlemesini ve sonuçlanmasını geçici olarak durdurabilir.

İcranın geri bırakılması kararı, icra mahkemesi ve yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilmişse davaya bakan mahkemeden alınmakta olup kararın alınma koşulları, istenen merciye göre farklılık göstermektedir. Nitekim bu makalemizde de kanun yoluna başvurulması sebebiyle icra mahkemesinden icranın geri bırakılması kararı alınması yani tehiri icra kararının alınması süreci anlatılacaktır.

Bilindiği üzere, mahkeme kararlarının icrası için kararın kesinleşmesi gerekmediği gibi verilen karar için kanun yoluna başvurulması da kesinleşmeden icra edilemeyecek kararlar dışında kararın icrasına engel olmamaktadır. Bu durumda ilk derece mahkemesince lehine karar verilen taraf, işbu karara istinaden borçlu aleyhine ilamlı icra takibi başlatarak alacağını cebri icra yoluyla tahsil edebilmektedir. Her ne kadar alacaklı taraf, ilk derece mahkemesi tarafından verilen karar ile ilamlı icra takibi başlatabilecekse de kararın usule ve yasaya uygun olmaması nedeniyle kaldırılması veya bozulması mümkün olabileceğinden mevzuatımızda, borçlu aleyhine başlatılan takibini geçici de olsa durdurmak ve borçluyu korumak adına tehiri icra/icranın durdurulması usulü düzenlenmiştir.

Tehiri İcra Nedir?

İlk derece mahkemesinin verdiği hüküm ile alacaklının borçlu aleyhine ilamlı icra takibi başlatması, borçlunun söz konusu mahkeme kararına karşı kanun yoluna başvurması ve işbu karar kanun yolu aşamasındayken belirli bir teminat göstermesi üzerine icra işlemlerinin durdurulmasına, tehiri icra denilmektedir.

Tehiri İcra Kararı Alınması Süreci

Tehiri icra kararı alma süreci, belirli işlemlerin sıra ve düzen içerisinde yapılmasını gerektirdiğinden tehiri icra kararı almak isteyen taraf, aşağıda detaylarıyla açıkladığımız aşamaları sırasıyla yerine getirmelidir. Şöyle ki:

1-Öncelikle ilk derece mahkemesi tarafından aleyhine karar verilen kişinin, gerekçeli kararın yazılmasını beklemesi, gerekçeli karar yazıldıktan sonra ise alacaklı tarafından icraya konulan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf/temyiz kanun yoluna başvurması gerekmektedir. Ancak bu aşamada yalnızca kanun yoluna başvurmak tehiri icra kararı almak için yeterli olmayıp tehiri icra kararı almak isteyen taraf, mutlaka istinaf/temyiz dilekçesinde tehiri icra talebini belirtmelidir.

2-Kanun yoluna başvuran borçlunun yapması gereken bir diğer husus, icra dairesi tarafından ödeme emrinin kendisine tebliğ edilmesini beklemektir. Zira ilamlı icra takibine yönelik ödeme emri, borçluya tebliğ edilmediği sürece borçlunun aşağıda açıklayacağımız diğer aşamaları yerine getirmesi mümkün değildir.

3-Ödeme emri (tahliye davası ise tahliye emri) borçluya tebliğ edildiğinde, ödeme emrinde belirtilen süre içinde kararı veren ilk derece mahkemesine müracaat edilerek mahkemeden derkenar yazısı alınmalıdır. Derkenar yazısı, borçlunun icraya konu yerel mahkeme kararına karşı kanun yoluna başvurduğunu gösteren bir belge olup işbu yazının amacı, üst mahkeme kararı beklenene kadar icra işlemlerinin durdurulmasını sağlamaktadır. Borçlunun talebi üzerine de kararı veren mahkeme tarafından derkenar yazısı hazırlanır ve işbu yazı icra dosyasına ibraz edilir.

4-Derkenar alınmasının ardından yapılması gereken husus, icra dosyasına teminat yatırılmasıdır. İcra dosyasına yatırılacak olan teminat, takibe konu mevcut borç ile bu borcun 3 aylık faizi tutarına karşılık gelecek şekilde belirlenir. Teminat işlemi genellikle bankaya nakdi olarak yatırılsa da borçlu, ilamda belirtilenin dışında başka bir teminat gösterebilir. Ancak bu durumda da borçlunun icra mahkemesine başvurarak mahkemeden teminatın kabul edildiğine dair karar alması gerekmektedir. Uygulamada teminat olarak sıklıkla taşınmaz rehni, banka teminat mektubu, taşınır rehni, şahsi kefalet veya banka kefaletleri gösterilmekteyse de teminatlar yalnızca bunlarla sınırlı olmayıp teminatın kapsamı, İİK’nin 36. Maddesine göre belirlenir.

5-Teminatın yatırılmasının akabinde borçlu, icra dairesine başvurarak icra mahkemesince tehiri icra kararı verilene kadar mehil/süre verilmesini talep etmelidir. Bu istem üzerine icra dairesi tarafından mehil vesikası düzenlenerek borçluya icra mahkemesine başvurması ve tehiri icra kararı getirmesi için süre verilir. Borçlunun süresi içerisinde icra mahkemesine başvurmaması veya icra mahkemesinin karar vermemesi halinde ise alacaklı, alacağını borçlu tarafından yatırılan teminatın tahsil edilmesi için icra dairesine başvurabilir.

6-Teminat yatırılıp icra dairesinden mehil vesikası alındıktan sonra ise icra mahkemesine başvurularak mahkemeden tehiri icra kararı verilmesi talep edilmelidir.  Burada önemle belirtmek gerekir ki 7343 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesinde icranın durdurulması kararı verme yetkisi Bölge Adliye Mahkemesi veya Yargıtay’a aitken mevzuatımızda yapılan değişiklikle bu yetki, takibin yapıldığı yer icra mahkemesine verilmiştir. Bu nedenle tehiri icra kararı almak isteyen borçlunun talepte bulunurken dikkatli olması önem arz etmektedir.

7-Son olarak icra mahkemesi tarafından tehiri icra kararı verilmişse işbu kararın, icra dosyasına sunulması veya icra mahkemesi tarafından ücreti verildiği takdirde hükmü veren mahkemeye ve icra dairesine bildirilmesiyle kanun yolu incelemesi sonuçlanıncaya kadar icra takibi durur.

Kanun Yolu Aşamasında Borçlu Aleyhine Karar Verilmesi ve Teminat

Bölge adliye mahkemesi tarafından başvurunun kesin olarak esastan reddine karar verilmesi veya Yargıtayca hükmün onanması halinde alacaklının istemi üzerine başkaca bir işlem yapılmaksızın teminata konu olan para alacaklıya ödenir. Teminat yeterli değilse de borçlunun malları haczedilip satılarak alacaklıya ödenir. Ancak belirtmek gerekir ki bölge adliye mahkemesinin başvurunun esastan reddine ilişkin kararına karşı temyiz yolu açıksa temyiz yoluna başvurma süresinin sonuna kadar tehiri icra kararının etkisi devam edeceğinden alacaklı bu durumda borçlu tarafından verilmiş olan teminatın kendisine ödenmesini talep edemeyecektir.

Kanun Yolu Aşamasında Borçlu Lehine Karar Verilmesi ve Teminat

Her ne kadar bölge adliye mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi üzerine teminat alacaklıya ödense de istinaf talebinin kabulü halinde teminatın iade edilip edilmeyeceği bölge adliye mahkemesinin takdirindedir. Yargıtay tarafından hükmün bozulması halindeyse borçlunun başvurusu üzerine bozmanın mahiyetine göre teminatın geri verilip verilmeyeceğine bozma sonrası esası inceleyecek olan mahkeme kesin olarak karar verir.  

Özetle, tehiri icra kararı almak isteyen borçlu yukarıdaki aşamaları eksiksiz ve doğru bir şekilde tamamlayarak aleyhine başlatılmış olan icra takibini, kanun yolu incelemesi sonuçlanıncaya kadar durdurarak kendisini güvenceye alabilmektedir. Ancak sürecin uzun ve karışık olması, usuli hatalar ile hak kayıplarına yol açabileceğinden tehiri icra kararı sürecinin bir avukat eşliğinde takip edilmesi faydalı olacaktır.  

Bu süreçle ilgili daha spesifik bir durumunuz veya sorularınız varsa Bursa Hukuk Bürosu ceza avukatları olarak yardımcı olmaktan memnuniyet duyarız.

Bu Konuda Bize sorun !