TEHİRİ İCRA KARAR SÜRECİ
Bursa'da icra hukuku
alanında uzmanlaşmış icra avukatı arıyorsanız Bursa Hukuk Bürosuyla iletişime geçebilirsiniz. Bursa Hukuk Bürosu
icra hukuku alanında uzmanlaşmış kadrosuyla size yardımcı olacaktır. Bursa
Hukuk bürosu kadrosunda beş avukat ve iki stajyer bulunmakta olup avukatlarımızdan
iki tanesi icra hukuku alanında uzmanlaşmış ceza avukatlarıdır.
Genel Olarak
Kural olarak ilamlı icrada
borçlunun takibe itiraz imkanı bulunmasa da 2004 sayılı İcra ve İflas
Kanunu’nda yer alan düzenlemeler neticesinde belirli koşulların bulunması borçlu,
icranın geri bırakılması talebinde bulunarak takibin ilerlemesini ve
sonuçlanmasını geçici olarak durdurabilir.
İcranın geri bırakılması kararı,
icra mahkemesi ve yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilmişse davaya bakan
mahkemeden alınmakta olup kararın alınma koşulları, istenen merciye göre
farklılık göstermektedir. Nitekim bu makalemizde de kanun yoluna başvurulması
sebebiyle icra mahkemesinden icranın geri bırakılması kararı alınması yani
tehiri icra kararının alınması süreci anlatılacaktır.
Bilindiği üzere, mahkeme
kararlarının icrası için kararın kesinleşmesi gerekmediği gibi verilen karar
için kanun yoluna başvurulması da kesinleşmeden icra edilemeyecek kararlar
dışında kararın icrasına engel olmamaktadır. Bu durumda ilk derece mahkemesince
lehine karar verilen taraf, işbu karara istinaden borçlu aleyhine ilamlı icra
takibi başlatarak alacağını cebri icra yoluyla tahsil edebilmektedir. Her ne
kadar alacaklı taraf, ilk derece mahkemesi tarafından verilen karar ile ilamlı
icra takibi başlatabilecekse de kararın usule ve yasaya uygun olmaması
nedeniyle kaldırılması veya bozulması mümkün olabileceğinden mevzuatımızda, borçlu
aleyhine başlatılan takibini geçici de olsa durdurmak ve borçluyu korumak adına
tehiri icra/icranın durdurulması usulü düzenlenmiştir.
Tehiri İcra Nedir?
İlk derece mahkemesinin verdiği
hüküm ile alacaklının borçlu aleyhine ilamlı icra takibi başlatması, borçlunun
söz konusu mahkeme kararına karşı kanun yoluna başvurması ve işbu karar kanun
yolu aşamasındayken belirli bir teminat göstermesi üzerine icra işlemlerinin
durdurulmasına, tehiri icra denilmektedir.
Tehiri İcra Kararı Alınması Süreci
Tehiri icra kararı alma süreci,
belirli işlemlerin sıra ve düzen içerisinde yapılmasını gerektirdiğinden tehiri
icra kararı almak isteyen taraf, aşağıda detaylarıyla açıkladığımız aşamaları
sırasıyla yerine getirmelidir. Şöyle ki:
1-Öncelikle ilk derece
mahkemesi tarafından aleyhine karar verilen kişinin, gerekçeli kararın
yazılmasını beklemesi, gerekçeli karar yazıldıktan sonra ise alacaklı
tarafından icraya konulan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf/temyiz
kanun yoluna başvurması gerekmektedir. Ancak bu aşamada yalnızca kanun yoluna
başvurmak tehiri icra kararı almak için yeterli olmayıp tehiri icra kararı
almak isteyen taraf, mutlaka istinaf/temyiz dilekçesinde tehiri icra talebini
belirtmelidir.
2-Kanun yoluna başvuran
borçlunun yapması gereken bir diğer husus, icra dairesi tarafından ödeme
emrinin kendisine tebliğ edilmesini beklemektir. Zira ilamlı icra takibine
yönelik ödeme emri, borçluya tebliğ edilmediği sürece borçlunun aşağıda
açıklayacağımız diğer aşamaları yerine getirmesi mümkün değildir.
3-Ödeme emri (tahliye
davası ise tahliye emri) borçluya tebliğ edildiğinde, ödeme emrinde belirtilen
süre içinde kararı veren ilk derece mahkemesine müracaat edilerek mahkemeden
derkenar yazısı alınmalıdır. Derkenar yazısı, borçlunun icraya konu yerel
mahkeme kararına karşı kanun yoluna başvurduğunu gösteren bir belge olup işbu
yazının amacı, üst mahkeme kararı beklenene kadar icra işlemlerinin
durdurulmasını sağlamaktadır. Borçlunun talebi üzerine de kararı veren mahkeme
tarafından derkenar yazısı hazırlanır ve işbu yazı icra dosyasına ibraz edilir.
4-Derkenar alınmasının
ardından yapılması gereken husus, icra dosyasına teminat yatırılmasıdır. İcra
dosyasına yatırılacak olan teminat, takibe konu mevcut borç ile bu borcun 3
aylık faizi tutarına karşılık gelecek şekilde belirlenir. Teminat işlemi genellikle
bankaya nakdi olarak yatırılsa da borçlu, ilamda belirtilenin dışında başka bir
teminat gösterebilir. Ancak bu durumda da borçlunun icra mahkemesine başvurarak
mahkemeden teminatın kabul edildiğine dair karar alması gerekmektedir. Uygulamada
teminat olarak sıklıkla taşınmaz rehni, banka teminat mektubu, taşınır rehni,
şahsi kefalet veya banka kefaletleri gösterilmekteyse de teminatlar yalnızca
bunlarla sınırlı olmayıp teminatın kapsamı, İİK’nin 36. Maddesine göre
belirlenir.
5-Teminatın yatırılmasının
akabinde borçlu, icra dairesine başvurarak icra mahkemesince tehiri icra kararı
verilene kadar mehil/süre verilmesini talep etmelidir. Bu istem üzerine icra
dairesi tarafından mehil vesikası düzenlenerek borçluya icra mahkemesine
başvurması ve tehiri icra kararı getirmesi için süre verilir. Borçlunun süresi
içerisinde icra mahkemesine başvurmaması veya icra mahkemesinin karar vermemesi
halinde ise alacaklı, alacağını borçlu tarafından yatırılan teminatın tahsil
edilmesi için icra dairesine başvurabilir.
6-Teminat yatırılıp icra
dairesinden mehil vesikası alındıktan sonra ise icra mahkemesine başvurularak
mahkemeden tehiri icra kararı verilmesi talep edilmelidir. Burada önemle belirtmek gerekir ki 7343
sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesinde icranın durdurulması kararı verme
yetkisi Bölge Adliye Mahkemesi veya Yargıtay’a aitken mevzuatımızda yapılan
değişiklikle bu yetki, takibin yapıldığı yer icra mahkemesine verilmiştir. Bu
nedenle tehiri icra kararı almak isteyen borçlunun talepte bulunurken dikkatli
olması önem arz etmektedir.
7-Son olarak icra
mahkemesi tarafından tehiri icra kararı verilmişse işbu kararın, icra dosyasına
sunulması veya icra mahkemesi tarafından ücreti verildiği takdirde hükmü veren
mahkemeye ve icra dairesine bildirilmesiyle kanun yolu incelemesi
sonuçlanıncaya kadar icra takibi durur.
Kanun Yolu Aşamasında Borçlu
Aleyhine Karar Verilmesi ve Teminat
Bölge adliye mahkemesi tarafından
başvurunun kesin olarak esastan reddine karar verilmesi veya Yargıtayca hükmün
onanması halinde alacaklının istemi üzerine başkaca bir işlem yapılmaksızın
teminata konu olan para alacaklıya ödenir. Teminat yeterli değilse de borçlunun
malları haczedilip satılarak alacaklıya ödenir. Ancak belirtmek gerekir ki bölge
adliye mahkemesinin başvurunun esastan reddine ilişkin kararına karşı temyiz
yolu açıksa temyiz yoluna başvurma süresinin sonuna kadar tehiri icra kararının
etkisi devam edeceğinden alacaklı bu durumda borçlu tarafından verilmiş olan
teminatın kendisine ödenmesini talep edemeyecektir.
Kanun Yolu Aşamasında Borçlu
Lehine Karar Verilmesi ve Teminat
Her ne kadar bölge adliye
mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi üzerine
teminat alacaklıya ödense de istinaf talebinin kabulü halinde teminatın iade
edilip edilmeyeceği bölge adliye mahkemesinin takdirindedir. Yargıtay
tarafından hükmün bozulması halindeyse borçlunun başvurusu üzerine bozmanın
mahiyetine göre teminatın geri verilip verilmeyeceğine bozma sonrası esası
inceleyecek olan mahkeme kesin olarak karar verir.
Özetle, tehiri icra kararı almak
isteyen borçlu yukarıdaki aşamaları eksiksiz ve doğru bir şekilde tamamlayarak
aleyhine başlatılmış olan icra takibini, kanun yolu incelemesi sonuçlanıncaya
kadar durdurarak kendisini güvenceye alabilmektedir. Ancak sürecin uzun ve
karışık olması, usuli hatalar ile hak kayıplarına yol açabileceğinden tehiri
icra kararı sürecinin bir avukat eşliğinde takip edilmesi faydalı olacaktır.
Bu
süreçle ilgili daha spesifik bir durumunuz veya sorularınız varsa Bursa Hukuk
Bürosu ceza avukatları olarak yardımcı olmaktan memnuniyet duyarız.